etkin-depo-yerlesimi-ataraf
Depolama, üretilen mamul ve yarı mamullerin stoklanması amacı yanında, üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin kesintisiz akışını sağlamak, bu sayede üretimde zaman kaybını ve bundan doğacak zararları ortadan kaldırmak amacıyla da yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, MİKES Mikrodalga Elektronik Sistemler A.Ş.’nin depolama sistemi gözlemlenerek depo tasarımında ve depo alt sistemlerinde karşılaşılan problemler analiz edilmiştir.
Depolama sistemi için farklı yaklaşımlarla etkinliğin arttırılması ve sipariş toplama zamanının azaltılması amacıyla yerleşiminde tespit edilen problemler sezgisel olarak çözüm arayan, Yang tarafından geliştirilen model kullanılarak çözülmüştür.
Temel ihtiyaç maddelerinin çevre ve iklim koşullarından koruması amacıyla ortaya çıkan depolama, sanayinin gelişimiyle birlikte gerek kapsam ve amaç, gerekse de uygulama açısından değişmiş ve gelişmiştir. Günümüzde üretim sürecinde yaşanan aksaklıkları minimum düzeye indirgemek, hammadde ve mamul malların kesintisiz akışını sağlamak, zaman kaybını ve bundan doğacak zararları ortadan kaldırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.
Depolama sistemlerinin iyi tanınması, depo dizaynın en iyi şekilde yapılması, uygun depolama politikası ve yöntemlerinin seçimi ve hangi ürünlerin nasıl depolanacağının bilinmesi depolama işleminden elde edilecek faydayı artıracaktır. Üreticiler, üretimde kullandıkları hammaddeleri, hem maliyetleri hem hammadde tedariği için harcanan zamanı minimuma indirmek maksadıyla büyük miktarlarda almakta ve daha sonra kullanmak amacıyla depolarında stoklamaktadır. Üretim işletmelerinde bir ya da birkaç depo ve ambara ihtiyaç duyulabilir.
Depolama sistemlerinin iyi tanınması, depo dizaynın en iyi şekilde yapılması, uygun depolama politikası ve yöntemlerinin seçimi ve hangi hammadde ve ürünlerin nasıl depolanacağının bilinmesi depolama işleminden elde edilecek faydayı artırır. Bu çerçevede MİKES ‘te malzemelerin sınıflandırılması ve lift yerleşimi ile ilgili problemler analiz edilmiştir. Tespit edilen problemlerin çözümüne kapsamında depolarda bulunan gereksiz malzemelerin liftlerden çıkarılması için çalışmalar yapılmıştır. Ardından malzemelerin sınıflandırılması ve liftlerdeki malzemelerin yeniden yerleştirilmesi sırasıyla, çalışma kapsamında çok kriterli ABC sınıflandırma yöntemi ve lift yerleşimiyle ilgili geliştirilen yöntemler temel alınarak gerçekleştirilmiştir.
İyi dizayn edilmiş raf alanı, işletmelerin stok yatırımlarının getirisini yükseltir, stokların tükenmesi durumunu azaltarak müşteri memnuniyetini artırır ve satışların ve kar marjlarının artmasını sağlar. Ürünlerin sergilendiği ve stokların depolandığı raflar işletmelerin temel kaynakları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle raf yönetiminin ne şekilde yapılacağı işletmelerin önemli kararları arasında yer almaktadır. İşletmeler bu şekilde hem karlılıklarını artırabilir hem de maliyetlerini düşürebilirler.
Dreze ve ark. raf alanı yerleşiminin satışlar ve karlılık üzerine etkilerini iki tür raf alanı yerleşim tekniği kullanarak analiz etmiş ve yapılan deneylerle uygun yerleşim seçiminin özellikle çok katlı raflarda ürünün hangi kattaki rafta sergileneceği seçiminin satış ve karlılık üzerine büyük bir etkisinin olduğunu tespit etmiştir. Raf alanı yerleşimi probleminin çözümüne yönelik birçok yaklaşım bulunmaktadır. Bunlardan ilki olan “alan esnekliği” yaklaşımı en çok tartışılan yaklaşımlardan biridir. Alan esnekliği birim satışlarındaki nispi değişikliğin raf alanındaki nispi değişikliğe oranıdır.
Ancak alan esnekliği çok kolay bir yöntem değildir. Raf alanı yerleşimi çok sıklıkla yapılan bir işlem olduğu için kolay bir yöntem kullanılması gereklidir. Örneğin, her bir ürünün pazar payına göre raf alanına yerleşimi çoğu zaman daha kolay bir yöntem olarak ele alınmaktadır.
Raf alanı yerleşiminde kullanılacak olan metodun seçimi için kullanılan ticari modeller (commercial models) ve deneysel modellerin (experimental models) dezavantajları, raf yerleşim çözümlerinin deponun performansına etkilerinin test edilememesidir. Ticari modellerde, amaç en basit ve en kolay şekilde uygulanan tekniğin seçilmesidir. Burada uygulanabilirlik, rafların optimal şekilde yerleştirilmesi amacının önüne geçmektedir. Deneysel modellerde ise, birkaç parçanın yeri değiştirilerek belli bir ürün için elde edilen sonuca bakılır ancak depodaki tüm ürünlerden elde edilen sonuç değerlendirilmez.
Tüm bu eksikliklerin giderilmesi için optimizasyon modelleri geliştirilmiştir. Corstjens ve Doyle (1981), talep ve maliyetleri kullanarak çok daha kapsamlı bir genişletilmiş geometrik programlama modeli geliştirmiştir. Modelin amaç fonksiyonu toplam karlılıktır. Zufryden (1986) alan esnekliği satışların maliyeti ve potansiyel talep bazlı pazarlama değişkenlerini dikkate alan bir dinamik programlama modeli geliştirmiş ve tam sayı çözümler elde etmiştir. Ancak bu modelde ürünler arası çapraz esnekliği dikkate alınmamıştır. Corstjens ve Doyle (1983) ise üretim ve dağıtım amaçları dışında, büyüme amacını da dikkate alan dinamik bir optimizasyon modeli geliştirmişlerdir.
Zufryden (1986) Corstjens ve Doyle (1981, 1983) tarafından geliştirilen optimizasyon modelleri literatüre önemli katkılar sağlamıştır. Ancak bu modellerin pratikte uygulanmasında birtakım sorunlar vardır. Örneğin, Corstjens ve Doyle (1981, 1983) raflarda sergilenen ürünlerin sayılarının tam sayı olması gerektiğini dikkate almamışlardır. Zufryden (1986) tarafından geliştirilen model ise her bir ürünün sergilendiği alanın birim değerinin katları şeklinde olmasını gerektirmekte, bu durum ise karar vericinin esnekliğini azaltmaktadır.
Borin ve ark. (1994) ve Borin ve Farris (1995), geliştirdikleri modelle ürün tasnifi ve raf alanı yerleşim problemlerini eş zamanlı olarak optimize etmişlerdir. Optimizasyon modelinde çapraz esneklikler dikkate alınmış olup, amaç fonksiyonu ise stok yatırımının karlılığıdır. Modelin kompleks olması ve amaç fonksiyonunun lineer olmaması nedeniyle, çözüm için meta-sezgisel yöntem kullanılmıştır.
Yang (2001), sırt çantası probleminin (knapsack problem) çözümünde kullanılan algoritmaya benzer bir algoritma geliştirerek raf alanı yerleşim problemini çözmüştür. Modelde, belli kısıtlar altında, önerilen sezgisel yöntem raf alanını her bir ürünün satış karlılığının rafta kapladıkları alana olan oranına göre azalan sırada dağıtmıştır. Hwang ve ark. (2005), kar maksimizasyonu amacını gerçekleştirmek amacıyla, raf alanı yerleşim problemi ile stok kontrol problemini çözmek için entegre edilmiş bir matematiksel model geliştirmişlerdir. Modelin çözümü için ise, genetik algoritma ve sezgisel yöntem kullanmışlardır.
Yapılan çalışmada, her bir markadan kaç adet sipariş verilmesi gerektiği, her bir markaya ne kadar raf alanı tahsis edilmesi gerektiği, her bir markanın hangi raflara yerleştirilmesi gerektiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Saaty (1980) tarafından geliştirilen analitik hiyerarşi prosesi , ABC sınıflandırmasında birçok araştırmacı tarafından (Gajpal ve ark., 1994, Partovi ve Burton, 1993, Partovi ve Hopton, 1994) kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem ile stok sınıflandırmada birçok niteliksel ve niceliksel kriter kullanılabilmektedir. Ng (2007), yaptığı çalışmada, çok kriterli ABC stok sınıflandırması modelinin çözümü için ağırlıklandırılmış lineer optimizasyon modeli geliştirmiştir. Modelde, tüm kriter ölçütleri tek skalar bir skora dönüştürülmüş, hesaplanan skor kullanılarak yapılan ABC yöntemi ile stok sınıflandırması yapılmıştır.
Bu yöntemde uygun bir dönüşüm ile, lineer optimizasyon yapılmadan her stok parçasına ilişkin skor elde edilmiştir. Bu model anlaşılması kolay ve basitçe uygulanan bir yöntemdir. Kullanılan metot ayrıca, karar vericinin stok sınıflandırma ile ilgili diğer kararlarının da entegre edilmesine olanak sağlayacak şekilde esnek bir yöntemdir.
MİKES Mikrodalga Elektronik Sistemler A.Ş. ’in faaliyetleri elektronik harp ağırlıklı olmak üzere mikrodalga sistemler, askeri ve sivil uygulamalara yönelik muhtelif elektronik sistemler, veri iletişim ve ağ teknolojileri, bilgisayar sistemleri ve güvenlik sistemlerini içeren donanım ve yazılımı kapsayan tasarım, geliştirme, üretim ve test aktivitelerini içermektedir. Malzemelerin Sınıflandırılması İle İlgili Problemler MİKES’te malzemeleri sınıflandırırken sadece malzemelerin fiyatına bakılmaktadır, fiyatı bilinmeyen ve tanınmayan malzemelerin yanlış gruplandırılmaktadır.
Bunun bir sonucu olarak, sayım işlemleri amacı doğrultusunda yapılamamakta, sık aralıklarla sayılması gerekmeyen malzemeler gereksiz yere sayılmakta ve bundan dolayı fazla zaman harcanmaktadır. Ayrıca önem arz eden ve sık sayılması gereken malzemelerin, sayımının doğru zaman aralıklarında yapılmamasından kaynaklı olarak malzeme kayıplarının önceden fark edilememesi ve üretim sürecinin malzeme yüzünden gecikmesi büyük bir sorun teşkil etmektedir. Söz konusu her iki problem de özellikle depoda çalışanların vakitlerinin boşa harcanması, bundan dolayı işlerin bir kısmının yetişmemesi ve gereksiz yere fazla mesai yapılması sonucunu doğurmaktadır.
MİKES’te proje bazlı üretim yapıldığından her geçen gün satın alınan malzemelerin sayısı ve çeşidi artmaktadır. Özellikle son yıllarda, teslimatı uzun süren projeler nedeniyle, malzeme birim fiyatını, sevkıyat ve gümrük tutarlarını en aza indirmek için proje başlangıcında, proje bitimine kadar ihtiyaç duyulacak tüm malzemeler (metal parçalar ve çok yer kaplayan malzemeler hariç olmak üzere) satın alınmaya çalışılmaktadır. Sonuç itibariyle, satın alınan malzemeler ve depolama süresi artığından depo alanı yetersiz kalmaktadır. Özellikle son birkaç yıldır, depodaki liftlerde ve raflarda yer olmamasından dolayı malzemelerin bir kısmı depoda boş bulunan yerlere rasgele konulmaktadır. Malzeme çeşidi olarak bakıldığında depodaki malzemelerin büyük bir bölümü liftlerde depolanmaktadır.
Malzemelerin liftlerde depolanmasının, liftlere erişim süresinin raflara kıyasla çok daha kısa olması, liftlerin depolama kapasitesinin daha büyük olması ve hassas malzemeler için daha güvenli saklama koşullarının bulunması gibi birtakım avantajları bulunmaktadır. Ancak son yıllarda lift alanın yetersiz olmasından dolayı küçük boyutlu malzemeler raflara konulmaya başlanmıştır.
Bu nedenle depoda yer sıkıntısı en çok liftlerdeki malzemeler için yaşanmaktadır. Liftlerde yaşanan yer sıkıntısına ek olarak, lifte konulacak malzemelerin boyutuna ve kullanım sıklığına bakılmaksızın yapılan düzensiz ve etkin olmayan yerleşim sebebiyle de malzemelere erişebilirlik süresi artmakta, kit hazırlama ve sipariş toplama zamanı uzamakta ve sevkıyat işlemleri zamanında yapılamamaktadır.
Liftlerde yaşanan alan sıkıntısının giderilmesi için öncelikle gereksiz yere depolanan malzemelerin liftlerden çıkarılması planlanmıştır. Belirli miktarda boş alan elde edildikten sonra ise malzeme erişebilirlik sürelerinin en aza indirilebilmesi için malzemeler yeniden yerleştirilecektir.
Malzeme erişebilirlik sürelerinin minimuma indirilmesi amacıyla malzeme yerleşimlerinin düzenlenmesi için Yang (2001) tarafından kurulan raf alanı yerleşim modeli ayrıntılı incelenmiş, çözüm yöntemi için ise yine aynı araştırmacının geliştirdiği sezgisel yöntem temel alınmıştır [5], Raf alanı tahsis problemlerinde amaç fonksiyonunda birçok kriter kullanılabilmektedir. En sıklıkla kullanılan kriterler üç şekilde kategorize edilebilir: Maliyet, verimlilik, satışlar veya kar. Yang (2001) tarafından geliştirilen modelin amaç fonksiyonunda depodaki tüm ürünlerin toplam karı kullanılmaktadır.
Kar amacı üç kısıt denklemine göre maksimize edilmektedir. İlki, tüm ürünlere tahsis edilen toplam raf alanının depoda mevcut olan toplam raf alanını geçemeyeceği şeklindeki deponun kapasite kısıtıdır. İkinci kısıt olan kontrol kısıtları, rekabetin sağlanması için uygun bir ürün çeşitliliğini gerektirmektedir. Bu amaçla yeni ürünlerin sergilenme şansını artırma ya da daha fazla müşteri çekmek amacıyla kategori üstünlüğünü korumak için bir ürüne yönelik alt sınır belirlenebilir.
Diğer taraftan, deponun ürün çeşitliliğini yenilemek veya devam ettirmek amacıyla daha fazla alan bırakmak için, daha sonraki bir süreçte bir ürün için üst sınır da belirlenebilir. Son olarak, tam sayı ve negatif olmama kısıtları, çözüm değerlerinin kabul edilebilir olmasını sağlamaktadır.
Modelde;
Eğer depoda sadece bir tane raf bulunsaydı, yani eşitlik (4.2.) m=1 olsaydı ve eşitlik (4.3) dikkate alınmasaydı, önerilen bu model basit bir sırt çantası problemi olurdu [5]. Bu modelin çözümü için Yang (2001) tarafından bir sezgisel yöntem geliştirilmiştir. Sezgisel yöntemde belli bir raf üzerinde sergilenen her bir parça, parçanın karlılığının o parçanın raf üzerinde kapladığı alana bölünmesi ile elde edilen değere göre ağırlıklandırılır. Söz konusu ağırlık sıralaması alan tahsisi sürecinde öncelik endeksi olarak kullanılmaktadır.
Geliştirilen sezgisel yöntem üç süreçten oluşmaktadır. İlk olarak, hazırlık sürecinde problemin fizibilitesi yapılır ve öncelik endeksleri oluşturur. İkinci aşama olan tahsis aşamasında, mevcut alan öncelik sıralamasına göre teker teker parçalara tahsis edilir. Bu aşama iki alt aşamaya ayrılır. Bu aşamalarda sırasıyla, i ürününün kapladığı alan için getirilen alt ve üst kısıtlar sağlanır. Üçüncü aşama ise, sona erme sürecidir ve bu süreçte çözümün amaç değeri hesaplanır.
Hazırlık aşaması
Eğer mevcut toplam alan ihtiyaç duyulan minimum alandan daha küçük ise problem çözülemez. Değilse aşağıdaki çözüm işlemine devam edilir.
m n ∑ Tk < ∑aiLi , k=1 i=1 A.2. Elemanlar Pik /ai ağırlığına göre büyükten küçüğe sıralanır: S={(i,k) | i=1,..,n, k=1,…,m } B. Atama aşaması B.1. 1.Aşama: Her bir ardışık (i,k) Є S için, k rafındaki mevcut alanın i ürün çeşidinin ihtiyaç duyduğu minimum alan gereksinimlerini karşılayacak şekilde atama işlemine başlanılır. Ri = Li olarak kabul edilir. B.1.2. xik = min (Ri, [ Tk / ai ]), Ri = Ri – xik , Tk = Tk – aixik, hesaplanır.
Eğer S fonksiyonunda atama yapılmayan (i,k) çifti var ise B.1.2 adımı tekrarlanır. Tüm (i,k) çiftleri için atama işlemi gerçekleştirildi ise bir sonraki aşamaya geçilir. B.1.4. Eğer herhangi bir i için Ri > 0 ise problem bu algoritma ile çözülemez, değilse tüm k’lar için Tk =0 olduktan sonra son aşamaya gidilir, değilse aşama 2 den devam edilir.
Aşama: Bu aşamada ise ardışık (i,k) Є S için i’nin ihtiyaç duyduğu en büyük alan olan Uİ’ler dikkate alınarak atama yapılır. B.2.1. Ri=Ui – Li kabul edilir. B.2.2. Bu aşama B.1.2 ile aynıdır. B.2.3. Eğer herhangi bir k için Tk>0 ise ve S fonksiyonunun sonuna ulaşılmadı ise B.2.2 aşaması tekrarlanır, değilse bir sonraki aşamaya geçilir.
Bitiş aşaması C.1. {xik} nihai çözümü için toplam kar şu şekilde hesaplanır: n m P = ∑ ∑ pikxik i=1 k=1 4.2. Modelin Uygulanması Çalışmanın hedefi, daha önce de bahsedildiği gibi MİKES’te liftlerde depolanan malzemelere erişim sürelerinin azaltılması amacıyla liftlerin yeniden düzenlenmesidir. Yerleşim yapılırken amaç, iş emrine en çok aktarılan malzemelerin en yakın raflara konulmasıdır. Uygun bulunan sezgisel yönteme başlamadan önce liftte yerleştirilecek malzemeler gruplandırılmıştır.
Ancak yapılan sınıflandırma sonucunda belirlenen, 2004 yılı öncesi projelerde kullanılan malzemeler ve projeler için yedek tutulması gereken malzemelerden liftlerde depolanmalarına devam edilmesi kararı alınan malzemeler için kullanılacak sezgisel yöntem uygulanmayacağı için bu sınıftaki malzemeler için gruplandırma çalışması yapılmamıştır. Bu malzemeler, kullanılma olasılıkları çok az olduğundan dolayı liftlerin en üst raflarına atanacaktır. Malzemelere parça numaralarının rastgele verildiğinden, malzemelerin gruplandırılması işlemi malzeme tanımları incelenerek yapılmıştır.
Geliştirilen modelde amaç fonksiyonu ile alandan elde edilen kar maksimize edilmektedir. Denklem, tüm malzeme gruplarına tahsis edilen toplam raf alanının liftte mevcut olan toplam raf alanını geçemeyeceği şeklindeki kapasite kısıtıdır. Verilen kontrol kısıtı ise yerleşimi yapılacak i malzeme grubunun alanının o malzeme grubu için belirlenen maksimum alana (üst sınır değeri) eşit olmasını sağlayan kısıttır. Son olarak, tam sayı ve negatif olmama kısıtları bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar sonrasında, liftlere yerleştirilecek toplam 164 malzeme grubu bulunmuştur ( i=1,…,164 ). Bu malzemelerin yerleşiminin yapılacağı 1. liftte toplam 89, 2. liftte toplam 69 ve 3. liftte ise toplam 70 adet raf bulunmaktadır (k= 1,…,228). Tüm rafların boyutları birbirine eşittir (Tk = 75 birim2 ).
Liftlerdeki raf sayılarının birbirinden farklı olmasının nedeni raflar arasındaki boşluklardan kaynaklanmaktadır. Alt sınır değeri olarak mevcut durumda malzemelerin kapladığı alan kullanılmıştır. Üst sınır değeri ise mevcut kullanım alanın % 30 genişleyeceği varsayımı ile hesaplanmıştır. Böylelikle her geçen gün büyümekte olan fabrikanın, henüz alımı yapılmamış parçaları için aynı grupta yer alan parçaların bulunduğu yerde alan rezerv edilmiş olacaktır. Yapılan çalışmada 4 farklı kısıt altında yerleştirme yapılmıştır. Birinci yerleştirme şeklinde, sezgisel yöntemden farklı olarak malzeme gruplarının ağırlıkları (pik), malzemenin rafa konulmasından elde edilen faydanın o malzemenin kapladığı alana bölünmesiyle değil, her bir ürün çeşidinin iş emrine aktarım sıklığına göre belirlenmiştir.
Bu yöntemin dezavantajı, aynı ürün grubunda bulunan malzemelerin farklı liftlerde depolanabilmesidir. Başka bir deyişle, bir ürün grubunda bulunan parçalar miktar itibariyle birden fazla rafta depolanmayı gerektiriyorsa, ürün gruplarının aynı lifte yerleştirilmesi mümkün olmamaktadır. İkinci yerleştirme şeklinde, her bir ürün grubu aynı liftte depolanacak şekilde atama işlemi yapılmıştır. Böylelikle ürün gruplarının bütünlüğü bozulmadan aynı lifte depolanmaları sağlanmıştır. Üçüncü yerleştirme şeklinde, önerilen sezgisel yönteme uygun olarak, malzeme gruplarının ağırlıkları, o gruptaki malzemelerin iş emrine aktarım sıklığının, ürünlerin kapladığı alana bölünmesiyle elde edilmiştir.
Dördüncü yerleştirme şeklinde ise, Malzemelerin sınıflandırılmasında Ng (2007) tarafından geliştirilen çok kriterli ABC analizi kullanılmıştır. Ng (2007) tarafından kullanılan modelde, geleneksel yöntemde uygulandığı şekilde sadece yıllık kullanım tutarı ölçü alınmamış, malzemelerin temin süresini ve ortalama birim fiyatlarını da içeren bir sınıflandırma yöntemi de kullanılmıştır. Ng (2007) tarafından formüle edilen yöntemde, i tane parça içeren bir stok ve bu parçaların j kriterine göre sınıflandırıldığı varsayılmıştır.
Daha sonra her bir bölüm için hesaplanan kısmi ortalama değerlerin en büyüğü o malzeme grubunun skoruna eşitlenmiştir. Skorlar büyükten küçüğe sıralanmıştır, 1-0,70 arasındaki grup A, 0,70- 0,30 arası grup B, 0,30-0 arasındaki grup C olarak sınıflandırılmıştır. Sınıflandırma sonrasında 3 malzeme grubu A sınıfına, 7 malzeme grubu B sınıfına, kalanlar ise C sınıfına dahil olmuştur. Uygulanan ABC analizine göre atama işlemi yapılmıştır. Burada öncelikle fiyatı düşük ve kullanımı diğer malzeme sınıflarına göre fazla olan C gurubundaki malzemeler, sonrasında B ve en son A sınıfındaki malzemeler atanmıştır. Her bir sınıfta bulunan malzeme gruplarının ağırlıkları ise üçüncü yöntemde olduğu gibi o gruptaki malzemelerin iş emrine aktarım sıklığının, ürünlerin kapladığı alana bölünmesiyle elde edilmiştir. Ayrıca her dört yerleştirme şeklinde de, aynı grupta olan malzemelerin bir arada bulunması amacıyla alt sınır değerine göre değil sadece üst sınır değerine göre atama yapılmıştır.
Çünkü sezgisel yöntem, ilk olarak ürünlerin ağırlıklarına göre alt sınır değeri kadar atama yapıldıktan sonra raflarda kalan boş alanlara yine ağırlıklarına göre üst sınır kadar atama yapılmasını sağlamaktadır. Bu yüzden ürün grupları aynı rafa tahsis edilmemiş olabilmektedir. Ancak sadece üst sınır değerine göre atama yapıldığında ürün grupları aynı raflara ya da bir sonraki rafa yerleştirilmektedir. Her dört yerleştirme şekli de Microsoft Excel kullanılarak yapılmıştır. 2004 yılı öncesine ait projelerin parça listelerinde geçen malzemelerin ve projeler için yedek tutulan malzemelerin kullanım olasılıklarının çok düşük olmasından dolayı, bu malzemeler sezgisel model ile yerleştirilmesi yerine, liftlerin en üst raflarına yerleştirilmesi uygun görülmüştür.
Sezgisel yönteme göre yerleşimi yapılmayacak bu malzemelerin toplam alanı 1652 birim2 olarak hesaplanmış olup, bu alan yaklaşık 23 rafa karşılık gelmektedir. Bu malzemeler gelişigüzel olarak liftlerin en üst raflarına atanmıştır. Her bir yöntemin uygulanması ile elde edilen boş rafların 40 tanesi gereksiz malzemelerin liftlerden çıkarılması ile geri kalanı ise daha düzgün bir yerleşim yapılması sonucu elde edilmiştir. Tüm yöntemlerin uygulanması sonucu elde edilen boş raflara ise, depodaki diğer raflarda depolanan ve liftlere yerleşimi uygun bulunan malzemelerin yerleştirilmesi planlanmaktadır.
Lift yerleşiminin tamamlanmasından sonra, kit toplama süresinde yapılan iyileştirmeyi hesaplamak amacıyla, 2009 yılı üretim planından seçilen 13 adet ürünün üretilmesinde kullanılan malzemelerin hazırlanması esnasında harcanacak raf geliş süreleri dört ayrı yerleştirme şekline göre hesaplanmış olup elde edilen sonuçlar Çizelge 1 de gösterilmiştir. Her bir rafın gelişi için geçen toplam süre, asansörün yatay hareket süresi olan 12 saniye ve dikey hareketin raflar arasındaki geçiş süresi olan 0,5 saniyenin raf sayısı ile çarpılması suretiyle hesaplanmıştır.
Depo yerleşiminin amacı stokta tutma maliyetlerini minimum düzeyde tutarak mevcut depo alanından maksimumu bir şekilde yararlanmaktır. İyi dizayn edilmiş raf alanları depodan elde edilen faydayı artırır ve stok yatırımlarını azaltır. Etkin bir stok kontrol ve planlama sisteminin amacı ise stokta bulunan malzeme ve ürünlerin tükenmesi sonucunda işletmenin uğrayacağı zararları önlemektedir. Bu nedenle stok yönetiminin ne şekilde yapılacağı firmaların önemli kararları arasındadır.
Kaynak: dergipark.ulakbim.gov.tr/tubav/article/download/1013000193/1013000197
Google Ads Ajansı, işletmeniz için önemli bir rol oynayabilir, reklam kampanyalarınızın etkili olmasını sağlar, reklam…
Dijital pazarlama ajansı Adapte Dijital dijital olan tüm araçları kullanma ve müşterileri adına sunma becerisine sahiptir. Dijitale…
Raf sistemleri e-ticarette depolama ve verimliliğe odaklanması, avantaj için son derece önemlidir. Talep sürekli büyüyen…
Zonguldak depo raf sistemlerinde Ata Raf ile çalışmanızı gerektirecek bir çok neden sayabiliriz. İmalatımız olan…
2002 yılından bu yana ulaştırma sektörüne 144 milyar dolar yatırım yapan Türkiye, coğrafi konumunun da…
Ata Raf, İstanbul'da bulunan işletmesiyle Trabzon depo raf sistemleri ihtiyacı olan işletmelere çözüm üretiyor. İmalattan…